Adrenal Medulla Tümörlerinin Klinik Özellikleri
Özet
Feokromositomalar, nadir görülen ve tedavi edilmediğinde yüksek kardiyovasküler mortaliteye yol açan nöroendokrin tümörlerdir. Bu tümörlerin büyük kısmı adrenal medulladaki kromafin hücrelerden köken alırken, kalan kısmı ekstraadrenal yerleşimli paragangliomalardır. Katekolaminlerin aşırı salınımı; çarpıntı, baş ağrısı, terleme üçlemesi ve en sık görülen semptom olan hipertansiyona neden olur. Vakaların %20-30’u kalıtsal sendromlarla (MEN2, VHL, NF1) ilişkilidir. Tanıda idrar veya plazmada fraksiyone metanefrinlerin ölçümü yüksek duyarlılığa sahiptir. Temel tedavi yöntemi tümörün cerrahi olarak çıkarılmasıdır; ancak operasyon öncesinde hastayı katekolamin krizinden korumak amacıyla en az 7-14 gün süreyle alfa blokerler, kalsiyum kanal blokerleri ve gerekirse beta blokerler ile medikal hazırlık yapılması ve sıvı tedavisi ile intravasküler hacmin artırılması kritik önem taşır. Operasyon sonrasında hastaların nüks ve metastaz riski nedeniyle ömür boyu yıllık biyokimyasal takibi zorunludur.
Pheochromocytomas are rare neuroendocrine tumors that carry high cardiovascular mortality and morbidity if left untreated, mostly originating from chromaffin cells in the adrenal medulla, while the remaining portion consists of extra-adrenal paragangliomas. Excessive secretion of catecholamines leads to clinical manifestations, typically characterized by the classic triad of palpitations, headache, and sweating, accompanied by hypertension, which is the most common symptom. Approximately 20-30% of cases are associated with hereditary syndromes such as MEN2, VHL, and NF1, requiring genetic testing under specific criteria. Biochemical diagnosis relies heavily on the measurement of fractionated metanephrines in urine or plasma due to their high sensitivity. The primary treatment is surgical resection; however, careful preoperative medical preparation for 7-14 days using alpha-blockers, calcium channel blockers, and subsequently beta-blockers, alongside volume expansion via fluid therapy, is crucial to prevent intraoperative catecholamine crises. Following successful surgery, lifelong annual biochemical follow-up is mandatory to monitor for local recurrence or metastatic disease.
Referanslar
Fitzgerald PA. Adrenal medulla and Paraganglia. Gardner DG, Shoback D (eds). Basic and Clinical Endocrinology. Eighth Edition içinde. USA: The McGraw Hill Companies; 2007. p. 437-469.
Tevosian SG, Ghayee HK. Pheochromocytomas and paragangliomas. Endocrinology and Metabolism Clinics. 2019;48(4): 727-750.
Feokromositoma ve Paraganglioma. Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği Adrenal ve Gonadal Hastalıklar Kılavuzu içinde. Ankara: BAYT Yayınevi; 2019. p.47-64.
Bholah R, Bunchman TE. Review of pediatric pheochromocytoma and paraganglioma. Frontiers in pediatrics. 2017;5: 155.
Öz Gül Ö. Feokromasitoma ve Paraganglioma. İmamoğlu Ş, Özyardımcı Ersoy C (eds). Geçmişten Geleceğe Endokrinoloji içinde. Ankara: BAYT Yayınevi; 2019. p. 243-254.
Landsberg L, Young JB. Feokromositoma. Jameson JL (ed). Bereket A, Akçay T (çeviri eds). Harrison Endokrinoloji, 16. Baskı içinde. İstanbul: Nobel Tıp Kitabevleri; 2009. p.151-157.
Patel D, Phay JE, Yen TW, et al. Update on pheochromocytoma and paraganglioma from the SSO Endocrine and Head and Neck Disease Site Working Group, part 2 of 2: perioperative management and outcomes of pheochromocytoma and paraganglioma. Annals of surgical oncology. 2020;27(5): 1338-1347.
Aygun N, Uludag M. Pheochromocytoma and paraganglioma: from clinical findings to diagnosis. The Medical Bulletin of Sisli Etfal Hospital. 2020; 54(3): 271.
Lenders JW, Duh QY, Eisenhofer G, et al. Pheochromocytoma and paraganglioma: an endocrine society clinical practice guideline. The Journal of Clinical Endocrinology & Metabolism. 2014;99(6): 1915-1942.
Nölting S, Ullrich M, Pietzsch J, et al. Current management of pheochromocytoma/paraganglioma: a guide for the practicing clinician in the era of precision medicine. Cancers. 2019;11(10): 1505.