COVID-19’da Yoğun Bakım Hasta Yönetimi

Özet

COVID-19 salgını, acil servislerde triaj algoritmalarının ve izolasyon alanlarının yeniden planlanmasını zorunlu kılmıştır. Kritik durumdaki COVID-19 hastalarının yaklaşık %25'i yoğun bakım ünitesine (YBÜ) ihtiyaç duymakta olup kabul kararları; solunum sıkıntısı, ağır pnömoni, sepsis ve organ yetmezliği gibi kriterlere göre belirlenmektedir. Solunum yetmezliği çeken hastalarda öncelikli olarak invaziv olmayan oksijen yöntemlerinden yüksek akışlı nazal kanül (HFNC) tercih edilmektedir. Entübasyon gereksinimi doğduğunda bulaş riskini en aza indirmek ve başarıyı artırmak adına en deneyimli personel tarafından video laringoskop eşliğinde hızlı seri entübasyon uygulanması önerilmektedir. Ventile edilen hastalarda düşük tidal hacimli akciğer koruyucu ventilasyon ve uygun sedasyon-analjezi protokolleri hayati önem taşır. Şiddetli ARDS olgularında oksijenasyonu artırmak amacıyla günlük 12-16 saat yüzüstü (prone) pozisyonu uygulanmaktadır. Şok tablosundaki hastaların yönetiminde ilk basamak değerlendirmede ekokardiyografi, dirençli olgularda ise transpulmoner termodilüsyon gibi ileri hemodinamik monitörizasyon teknikleri kullanılmaktadır. Ayrıca, hastaların acil servisten YBÜ'ye transferi esnasında özel rotalar belirlenmeli ve tüm ekip tam kişisel koruyucu ekipman (KKE) kullanmalıdır. Sonuç olarak, COVID-19 ve gelecekteki olası solunum yolu patojenlerinin yönetimi için hastanelerde negatif basınçlı alanların artırılması ve standart güvenlik protokollerinin uygulanması gerekmektedir.

The COVID-19 pandemic has mandated the reorganization of triage algorithms and isolation areas in emergency departments. Approximately 25% of critically ill COVID-19 patients require intensive care unit (ICU) admission, with decisions guided by criteria such as respiratory distress, severe pneumonia, sepsis, and organ failure. Among non-invasive oxygenation methods, high-flow nasal cannula (HFNC) is preferred for respiratory failure. When intubation is required, rapid sequence intubation performed by the most experienced personnel using a video laryngoscope is recommended to minimize transmission risks and maximize success. For ventilated patients, lung-protective ventilation with low tidal volumes and appropriate sedation-analgesia protocols are vital. In severe ARDS cases, prone positioning is applied for 12 to 16 hours daily to improve oxygenation. In the management of patients in shock, echocardiography is used for first-line assessment, while advanced hemodynamic monitoring techniques like transpulmoner thermodilution are utilized in refractory cases. Additionally, during patient transfers from the emergency department to the ICU, specific routes must be designated, and the entire team must use complete personal protective equipment (PPE). In conclusion, managing COVID-19 and future respiratory pathogens requires increasing negative pressure areas in hospitals and implementing standardized safety protocols.

Bölümler

Referanslar

İndir

PDF

Yayınlanan

11 Nisan 2022

Lisans

Lisans

Bu İnternet Sitesi içeriğinde yer alan tüm eserler (yazı, resim, görüntü, fotoğraf, video, müzik vb.) Akademisyen Kitabevine ait olup, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ve 5237 sayılı Türk Ceca Kanunu kapsamında korunmaktadır. Bu hakları ihlal eden kişiler, 5846 sayılı Fikir ve Sanat eserleri Kanunu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan hukuki ve cezai yaptırımlara tabi olurlar. Yayınevi ilgili yasal yollara başvurma hakkına sahiptir.

Mevcut yayın biçimiyle ilgili ayrıntılar: PDF

PDF

ISBN-13 (15)

978-625-8399-66-0

Publication date (01)

2022

Fiziksel Boyutlar